Güzel bir tatil sonrası anıları yazmaktan daha keyifli ne vardır acaba ? Tabi ki Mavi Saçlı Çinli Kız’la vakit geçirmek ve yeni maceralara atılmak 🙂 ! Yine onunla kahkaha dolu bir tatil yaşadığım için çok şanslıyım. Kısa zaman geçmesine rağmen şimdi sanki uzun yıllar geçmiş gibi gelen ilk tatilimizi hatırlıyorum da oldukça endişeliydim. Mavi Saçlı Çinli Kız 3 yaşındaydı, kalacağımız oteli günler öncesinden arayıp ona özel yemekler yapılmasını ve odanın günde 2 kez temizlenmesini istediğimi hatırlıyorum, ne stresliydi! Sanırım onun için bizim endişelerimizi yaşamak daha da stresli olmuştur 🙁
O günlerin geride kaldığını coşkuyla kendime hatırlatıp günümüze dönelim 🙂 Bu tatilimizde, sayesinde farklı insanlarla ve heykellerle (!) tanıştım, güzel hikayelere tanık oldum, normalde etrafında bakmayacağım şeyleri gördüm. Hatta bazı hikayeleri birlikte yarattık 🙂 Bana hikayeleri öyle farklı geliyor ki keşke ara ara imkan olsa da biz de daha yaratıcı olabilmek için çocukluğumuza dönebilsek ve dünyayı o gözle görebilsek…
Bir sabah kahvaltı yapıyorduk, sağımızda ve solumuzda oturan aileler vardı, nasıl oldu anlamadım (!) Mavi Saçlı Çinli Kız bir aileyle sohbete başlamış. Birbirlerine isimler soruluyor… Eminim ki bizimki onlara bir laf atmış, onlar da esprili bir şekilde cevap veriyorlar. Ailenin babası isimler sayıyordu : “Benim adım Hüsamettin Kuruköfte, eşim Nermin Kuruköfte, çocuklarım Cem ve Büşra Kuruköfte!” 🙂 . Mavi Saçlı Çinli Kız kalakaldı, karşısında bir çetinceviz rakip vardı, bir anda ne diyeceğini bilemedi. Sonra hepberaber gülmeye başladık. Sonra asıl bomba soldaki masada oturan yaşlı bir çiftten bizimkine bakarak geldi aniden : “Senin adın da Zeynep Islakköfte !”.
İnsanların bu şekilde aniden yaratıcılığını ortaya çıkarması çok keyifli ! Sonra sırayla yeniden isimler tekrarlandı, neşeyle kahvaltı yapıldı. Kalan günlerde karşılaştığımızda Kuruköfte mi Islakköfte mi hatta Suluköfte mi muhabbetleri devam etti 🙂
Otelin giriş kapısında günde yaklaşık üç dört kez önünden geçtiğimiz heykel bir bank ve üzerinde oturan romantik çiftimizin adı da Şamil Kuruköfte ve Hikmet Kuruköfte
oldular 🙂 Önceki yazılarımı bilenler isim konulurken illaki bir Ş harfiyle başlama kuralımızı bilirler. Yine burada Ş harfi Şamil şeklinde ortaya çıktı, Hikmet de Şikmet idi ama neyse ki Hikmet’e çevirdik 🙂 Sonra Şamil Bey ve Hikmet Hanım üzerine hikayeler kuruldu, birlikte güldük, sohbet ettik, neler yaptıklarını, neden bankta oturduklarını sorduk, anlattık. Otelin kapısının civarında tüm çalışanlar da müsait olduklarında Mavi Saçlı Çinli Kız’la sohbete katılıyorlardı. Birdenbire kendimi bu komik hikayelerin içinde bulmak kendimi gerçekten Alice Harikalar Diyarında hissettirdi desem yalan olmaz !
Eve dönüşte tatilin resmini yaptık ve tabi ki yeni tanıştıdığımız, bizim kaldığımız bölümün müdürü ile paylaştık. Yine sayesinde güzel insanlarla tanıştık, onları güldürdük, hayatlarına renk kattık…Son 5 yıldır gittiğimiz ve geçen yazdan beri yine gitme hayalini kurduğumuz otelimizden yepyeni anılarla dönmeyi Mavi Saçlı Çinli Kız sayesinde başardık…Teşekkürler !



Bir cevap yazın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.