Çocuklar için arkadaşlık ne kadar önemli, hatta sanırım çiçekler için de! Çocuklar duygularını, düşüncelerini, hayallerini, oyunlarını, kısaca kendi dünyalarındaki herşeyini arkadaşlarıyla paylaşıyorlar. Hatta bence çok küçük yaşlarda bile yani henüz konuşamazlarken dahi belki bizlerin bilmediği bir dilde hisleriyle ve düşünceleriyle paylaşımları oluyor. Bunu birazdan anlatacağım hikaye öncesine kadar bu boyutta düşünmemiştim hiç…Hatta çiçeklerin birbirleriyle arkadaş olabileceğini de düşünmemiştim 🙂

Yaklaşık iki hafta önce 6 ayda bir gittiğimiz rutin doktor muayenemizden mutlu bir şekilde çıkmıştık. Neyse ki herşey yolunda ve en yeni telaşlarımız İlkokul 1’e başlayan Mavi Saçlı Çinli Kız’ın yeni okula nasıl alışacağı, arkadaşlarıyla iletişiminin nasıl olacağı, adaptasyon süreci vb. konular idi  (6 Eylül’de okula başladık ve halen alışma dönemindeyiz).

Doktorun muayenehanesinin bulunduğu apartmanın hemen çıkışında merdivenlerin yanında güzel bir saksıda farklı renklerde sıklamen çiçekleri vardı. 760x310_siklamenMavi Saçlı Çinli Kız çoğu kez daha önce de oraya gitmemize rağmen o gün çiçeklerin başında durdu ve onları sevmeye başladı. “Çok güzel çiçekler, değil mi ?” dedim. Beyaz sıklameni işaret ederek, “O çiçek değil, O benim !” dedi 🙂 Sonra da yanındaki mor renkli sıklameni gösterdi : “Bu da Zeynep”… Ve başladı onları konuşturmaya ! Beyaz sıklamen Mavi Saçlı Çinli Kız ve mor sıklamen Zeynep şöyle devam ettiler :

-Senin suyun var mıııı ?

– Hayııırrr..Ben susuz kaldım 🙁

-Ben deeee..Keşke birisi bize su verse !

-Hadi oynayalım.

-Yok ben dans etmek istiyorum!

-Tamam.

-Keşke ben de mor çiçek olsaydımmm…

gibi devam etti bir süre çiçek arkadaşlığı muhabbeti 🙂 Öylece kaldım orada ! Çiçeklerin de arkadaş olabileceğini düşünür müydünüz ? Ben hiç düşünmemiştim ve yine bana değişik bir örnekle bunu düşündürdü 🙂 Hani çocuklar bebeklerini, hayvanları, oyuncak arabaları falan konuşturuyorlar ya, onlara alışkınım ama canlı çiçek konuşturanı görmemiştim hiç 🙂  Hatta Doktor öncesi “Acaba bugün nasıl geçecek? Doktor ne diyecek?” stresi üzerime öyle yapışmış ki, bunun üzerine bu olayla bir anda bana acayip bir rahatlama geldi ve Mavi Saçlı Çinli Kız beni güldürdü !

Zeynep, anaokulundan çok sevdiği bir arkadaşı… Arkadaşını ve kendisini çiçekle özdeşleştirmesi ve arkadaşlığını heryerde görerek devam ettiriyor olması benim için çok önemli. Yaklaşık bir yıldır terapistimizle arkadaş ilişkileri ve bunu devam ettirmesi üzerine çalıştığımızı da düşününce bu durum beni ayrıca mutlu etti. Bu olayı Zeynep’in annesiyle paylaşırken gözlerim doldu, tabi onun ki de 🙂 Mümkün olduğunca haftasonları çocukları buluşturuyoruz ve birlikte zaman geçiriyorlar, Zeynep ve annesinin bize olan katkılarını ne kadar anlatsam az..Onları çok seviyoruz.

O gün akşam bu konuyu düşünmeye devam ederken Chicago’da bir müzede resim sergisini gördüğüm ve çok beğendiğim ressam Georgia O’Keeffe‘nin çiçek resimleri aklıma geldi. İnternette resimlerini ve hakkında yazılmış yazıları okudum, bir yorumu dikkatimi çekti. Özetle şöyleydi yorumu; yoğun hayatımızda çiçekleri görmüyoruz, çünkü etraftaki bir çok şeye göre oldukça küçükler. Oysa çiçekleri görmek, sevmek, aynen bir arkadaşı tanımak, onunla zamanla oluşan dostluğu ve yakınlığı keşfetmek gibi zaman ister. Bu nedenle ben çiçekleri büyük büyük çiziyorum ki yoğun kişiler dahi zaman ayırıp bakabilsinler ve bu güzellikleri görüp şaşırsınlar.

Bence Mavi Saçlı Çinli Kız çiçekleri büyük büyük görüyor, hatta onlardaki güzelliği, onların hissettirdiğini, arkadaşlarıyla hissettiği duygularına da taşıyor, çiçek arkadaşlığına dönüştürüyor. Hem hayatın sürprizlerini görerek heyecanını kaybetmiyor, hem de herşeyi yakından ve derinden inceleyerek insan ilişkilerine yansıtmaya çalışıyor, hatta etrafındakilere de aktarmak için çabalıyor. Mutluluğun sırrı belki de en yakınımızdakileri büyük büyük görmek 🙂